Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Programlı Öğretim

  Programlı Öğretim (Skinner) , B.F. Skinner tarafından geliştirilen ve davranışçı psikoloji ye dayanan bir öğretim yöntemidir. Skinner'ın edimsel koşullanma (operant conditioning) teorisinden esinlenen programlı öğretim, öğrencilerin kendi hızlarında ve aşamalı olarak öğrenmesini sağlamayı amaçlar. Bu öğretim modelinde, öğrenciler küçük adımlarla bilgi edinirler ve her aşamada, doğru ya da yanlış oldukları konusunda geri bildirim alırlar. Programlı Öğretimin Temel Özellikleri Küçük Adımlar İlkesi: Öğrenilecek konu, küçük, anlamlı birimlere ayrılır. Bu, öğrencinin ilerlemesi için her birimini tek tek öğrenmesini ve bir sonraki aşamaya geçmeden önce bir önceki aşamayı tam olarak öğrenmesini sağlar. Böylece, öğrenciler, büyük ve karmaşık konuları daha kolay öğrenebilirler. Örnek: Bir dil dersinde, dilbilgisi kavramları önce basitten karmaşığa doğru sıralanır. Öğrenci, basit bir konu olan "fiil"i öğrendikten sonra, daha karmaşık bir konu olan "fiil zamanl...

Tam Öğrenme Modeli

  Tam Öğrenme Modeli , Benjamin Bloom tarafından geliştirilmiş bir öğretim modelidir ve öğrencilere %90 başarı hedefiyle tam öğrenme sağlamayı amaçlar. Bu model, öğrencilerin öğrenme sürecindeki bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak, her öğrencinin belirli bir konuda tam anlamıyla öğrenmesini hedefler. Bu yazıda, Tam Öğrenme Modeli'nin temel özelliklerini, değişkenlerini, uygulama aşamalarını ve programlı öğrenme modeliyle karşılaştırmasını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Tam Öğrenme Modelinin Özellikleri Grupla Öğretim Modeli: Tam Öğrenme, grup olarak yapılan öğretimi temel alır. Öğrenciler arasında bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulsa da öğretim süreci gruplar halinde uygulanır. Bireysel Farklılıkları Gözetme: Öğrenciler arasındaki bilişsel ve duyuşsal farklar göz önünde bulundurulmaz. Tüm öğrencilerin öğrenme sürecinde eşit düzeyde başarı göstermeleri hedeflenir. Herkes Öğrenebilir Anlayışı: Gerekli ortam, zaman ve mekan sağlandığında...

Düşünme Becerileri

 Düşünme, insanların çevreleriyle etkileşimde bulunarak bilgiye dayalı kararlar verme ve problemlere çözüm üretme süreçlerini kapsar. Farklı düşünme türleri, insanların zihinsel süreçlerini ve problem çözme yaklaşımlarını çeşitlendirir. Bu yazıda, global düşünme, metabilişsel düşünme, eleştirel düşünme, yansıtıcı düşünme, yaratıcı düşünme, analitik düşünme, yakınsak düşünme, iraksak düşünme, lateral (yanal) düşünme ve hipotetik düşünme gibi temel düşünme türlerini detaylı olarak ele alacağız. 1. Global Düşünme Global düşünme, bir sorunu ya da durumu çok geniş bir perspektiften ele almayı ve tüm bileşenleri bir bütün olarak değerlendirmeyi ifade eder. Bu tür düşünme, bireylerin bir konuyu yalnızca dar bir çerçevede değil, çok daha geniş bir çerçeve içinde kavrayabilmelerini sağlar. Bu yaklaşım, karmaşık problemleri çözme ve büyük resme odaklanma açısından önemlidir. Özellikler: Bütünsel bakış açısı Detaylardan ziyade büyük resmi görmek Farklı disiplinleri birleştirerek...

Öğretim İlkeleri

  Öğretim İlkeleri eğitimde öğrencilerin öğrenme sürecini en verimli şekilde sürdürebilmelerini sağlamak için öğretmenlerin dikkate alması gereken önemli rehberlerdir. Her öğrenci farklıdır ve onların ihtiyaçları, gelişim düzeyleri ve öğrenme stilleri de farklılık gösterir. Bu nedenle öğretim süreçlerinde çeşitli ilkeler uygulanarak her öğrencinin potansiyelini en üst düzeye çıkarması sağlanır. Yukarıda verdiğiniz öğretim ilkeleri, eğitim sürecinin öğrencilerin bireysel özelliklerine uygun olmasını, bilgilerin yaşamla bağlantılı ve etkili bir şekilde aktarılmasını amaçlar. Çocuğa Göre Öğretim İlkesi (Öğrenciye Görelik) Bu ilkeye göre, her öğrencinin öğrenme süreci farklıdır ve öğretim sürecinin düzenlenmesinde öğrencilerin özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu özellikler arasında öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyi, ilgi , ihtiyaç , beklenti , yetenek , beceri , zekâ , yaş ve olgunluk gibi faktörler yer alır. Öğretim süreci, öğrencilerin gelişim düzeyine göre şekillendir...

İnsancıl Öğrenme Kuramları

  İnsancıl Öğrenme Kuramları , öğrenmeyi ve bireysel gelişimi bireylerin özgür iradesi, duygusal ve psikolojik ihtiyaçları gibi insana özgü faktörler üzerinden ele alan bir yaklaşımı ifade eder. Bu kuramlar, öğrenmenin sadece dışsal pekiştireçler veya çevresel uyarıcılar tarafından değil, aynı zamanda bireylerin içsel motivasyonları, değerleri ve duygusal deneyimleriyle şekillendiğini savunur. Bu yaklaşım, özellikle insanın potansiyelini en üst düzeye çıkarmaya yönelik bir model sunar ve bireysel özgürlük, kendini gerçekleştirme gibi temel insani ihtiyaçları ön planda tutar. İnsancıl Öğrenme Kuramlarının Temel Özellikleri: Bireyin Kendini Gerçekleştirmesi: İnsancıl kuramlar, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarma amacını güder. İnsanların doğasında var olan bir eğilim olarak, her birey kendi içsel potansiyelini keşfetmeye ve onu gerçekleştirmeye çalışır. Bu süreç, öğrenmenin sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bireyin kendisini keşfetmesi ve geliştirmesi olarak görülü...

Bilgiyi İşleme Kuramı

  Bilgiyi İşleme Kuramı , insan zihninin çevresinden aldığı bilgiyi nasıl işlediğini, depoladığını ve geri çağırdığını açıklamaya yönelik bir kuramdır. Bu kuram, bilgisayarın çalışma prensipleriyle benzerlikler gösterir, çünkü insan zihni de bilgiyi alır (girdi), işler (işlem) ve sonra kullanmak için depolar (çıktı). Bilgiyi İşleme Kuramı, öğrenme ve bilişsel gelişim süreçlerini anlamada önemli bir araçtır. Bilgiyi İşleme Kuramının Temel İlkeleri Bilgi Alımı (Input): İnsanlar, çevrelerinden duyusal organlar (göz, kulak, deri vb.) aracılığıyla bilgi alırlar. Bu aşamada, dış dünyadan gelen bilgiler beyin tarafından işlenmeye uygun bir hale getirilir. Örnek: Bir kişi bir kitap okurken gözleri, sayfalardaki yazıları algılar ve bu bilgiler, beyin tarafından işlenmeye başlar. Bilgi İşleme (Processing): Bilgiyi işleme aşaması, alınan verilerin anlamlı hale getirilmesi sürecidir. Bu, algılama, dikkat, hafıza ve düşünme gibi bilişsel süreçleri içerir. Dikkat: İnsanlar, çev...

Gestalt Bütüncül Kuramı

  Gestalt Bütüncül Kuramı , insan algısının ve zihinsel süreçlerinin, parçaların toplamından daha fazlası olduğunu öne süren bir psikolojik yaklaşımdır. Almanca kökenli "Gestalt" kelimesi, "biçim" ya da "bütün" anlamına gelir. Bu kuram, bireylerin çevrelerinden aldıkları uyarıları ve deneyimleri anlamlandırırken, bu uyarıları daha geniş bir bütün içinde değerlendirdiklerini vurgular. Gestalt kuramı, algı, öğrenme ve problem çözme süreçlerinin nasıl işlediğini anlamaya yönelik önemli bir teoridir. Gestalt Bütüncül Kuramının Temel Prensipleri: Gestalt kuramı, insanların algıladığı şeylerin yalnızca çevreden aldıkları bireysel duyusal bilgiler değil, aynı zamanda bu bilgilerin bir bütün olarak nasıl organize edildiği ve anlamlandırıldığı üzerinde yoğunlaşır. Gestalt psikolojisinin en önemli ilkelerinden biri, bireylerin parçaları bir araya getirerek daha büyük anlamlar oluşturduklarıdır. Gestalt psikolojisi, insanların dünyayı algılarken her zaman parçalar...

Bilişsel Öğrenme Kuramları

  Bilişsel Öğrenme Kuramları , öğrenmenin zihinsel süreçlerle ilişkilendirildiği ve bireylerin çevrelerinden aktif olarak bilgi edindiği kuramlardır. Bu kuramlar, bireylerin dışsal uyaranlara verdiği tepkilerin ötesine geçerek, zihinsel temsillerin, hatırlama, dikkat, problem çözme ve anlam oluşturma gibi süreçlerin öğrenme üzerinde nasıl etkili olduğunu vurgular. Bilişsel öğrenme, içsel temsillerin, stratejilerin ve bireylerin kendi düşünme süreçlerinin öğrenme sürecine nasıl yön verdiğini anlamayı amaçlar. Bilişsel Öğrenme Kuramlarının Temel İlkeleri: Bilişsel Yapılar: Bilişsel öğrenme kuramları, bireylerin çevreyi nasıl algıladıkları ve nasıl anlam oluşturdukları ile ilgilidir. İnsanlar, çevrelerinden gelen uyarıları sadece dışsal etkenlere tepki olarak almazlar, aynı zamanda bu uyarıları kendi zihinsel yapılarıyla, önceki deneyimleriyle ve bilgilerle ilişkilendirerek işlerler. Bilgi İşleme: Bilişsel kuramlar, öğrenmenin bilgi işleme süreciyle ilişkili olduğunu savunur....

Amaçlı Davranışçılık Tolman

  Amaçlı Davranışçılık (Purposive Behaviorism), psikolog Edward C. Tolman tarafından geliştirilen bir teoridir. Tolman, klasik davranışçılığın sadece uyaran ve tepki ilişkileri üzerinden davranışları açıklamakta yetersiz kaldığını düşündü ve bunun yerine, davranışların amaçlar ve içsel temsil süreçleriyle ilişkili olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımda, bireylerin çevreleriyle etkileşimde bulunduğu sırada bir amaç güttükleri kabul edilir. Tolman’ın Amaçlı Davranışçılık kuramı, bilişsel süreçlerin ve düşüncenin önemli bir rol oynadığını savunur. Davranışlar, sadece dışsal uyaranlara yanıt olarak şekillenmekle kalmaz, aynı zamanda bireyin zihinsel temsilleri ve amaçları doğrultusunda da yönlendirilir. Amaçlı Davranışçılık: Temel İlkeler Amaçlar ve Yönlendirici Davranışlar: Tolman, bireylerin davranışlarını yönlendiren temel faktörlerin amaçlar olduğunu belirtti. İnsanlar ve hayvanlar, bir amaca ulaşmaya yönelik olarak davranışlarını şekillendirirler. Bu, gizli öğrenme ve içs...

Sosyal Öğrenme Yoluyla Öğrenmenin Aşamaları

  Albert Bandura'nın Sosyal Öğrenme Kuramı na göre, bireyler, başkalarını gözlemleyerek ve model alarak öğrenirler. Sosyal öğrenme, çevreyi ve başkalarının davranışlarını gözlemleyerek gerçekleşir. Bandura, öğrenme sürecinin dört temel aşama üzerinden gerçekleştiğini öne sürmüştür. Bu aşamalar, dikkat , hatırlama , yeniden üretme ve motivasyon olarak sıralanabilir. Bandura'nın Sosyal Öğrenme Yoluyla Öğrenmenin Aşamaları: Dikkat (Attention): Öğrenmenin ilk aşaması, bireyin gözlemleyeceği davranışa dikkatini vermesidir. Bu aşamada, kişinin dikkatinin modelin davranışlarına odaklanması gerekir. Eğer birey modelin davranışına dikkatini vermezse, öğrenme gerçekleşmez. Modelin ilgi çekici, dikkat çekici ve uygun olması önemlidir. Öğrenme için önemli faktörler: Modelin özellikleri (çekicilik, yetkinlik, saygınlık gibi) ve gözlemcinin dikkat kapasitesi. Örnek: Bir öğrenci, öğretmeninin doğru yazım tekniklerini kullandığını gözlemlerken, öğretmenin bu davranışına dikkatin...

Sosyal Öğrenme Kuramı

Sosyal Öğrenme Kuramının Temel Kavramları: Modelleme (Gözlem yoluyla öğrenme): İnsanlar, başkalarını gözlemleyerek davranışları öğrenirler. Bu süreçte kişi, gözlemlediği kişilerin davranışlarını, tutumlarını ve sonuçlarını izler. Eğer model kişinin davranışı ödüllendirilirse, bu davranışı taklit etme olasılığı artar. Örneğin, bir çocuk öğretmeninin doğru bir şekilde davranış sergilediğini görürse, aynı davranışı taklit edebilir. Bilişsel Faktörler: Sosyal öğrenme, bilişsel faktörleri de içeren bir süreçtir. İnsanlar sadece gözlem yoluyla değil, aynı zamanda gözlemledikleri davranışların ne gibi sonuçlara yol açtığını düşünerek de öğrenirler. Bu düşünsel süreç, bireylerin çevrelerinden öğrendikleri bilgileri nasıl içselleştireceklerini belirler. Motivasyon ve Pekiştirme: Öğrenme yalnızca gözlem yoluyla gerçekleşmez, aynı zamanda pekiştirme ve motivasyon da önemlidir. Bir kişi modelin davranışlarını gözlemlerken, modelin ödüllendirilmesi veya cezalandırılması bireyin davranı...

Hull ve Sistematik Davranışçılık Kuramı

  Clark Hull ve Sistematik Davranışçılık Kuramı , öğrenme ve davranışın nasıl şekillendiği konusunda önemli bir yaklaşım sunar. Hull, davranışçılığın kuramsal temellerini atmış ve insanların öğrenme süreçlerini ve davranışlarını daha bilimsel bir şekilde anlamayı hedeflemiştir. Hull'un yaklaşımı, özellikle öğrenme ve motivasyon süreçlerini açıklamak için matematiksel ve bilimsel yöntemler kullanmasıyla tanınır. Clark Hull ve Davranışçılık Clark Hull, 20. yüzyılın ilk yarısında etkili olan bir psikologdur ve davranışçılık akımının önemli figürlerinden biridir. Davranışçılık, içsel düşünce ve duygulardan ziyade dışsal gözlemlerle davranışları açıklamayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Hull, özellikle insanların ve hayvanların öğrenme süreçlerini anlamak için sistematik bir yaklaşım geliştirmiştir. Hull'un Öğrenme Teorisi: Hull'un öğrenme teorisi, davranışın dışsal uyaranlara ve içsel dürtülere nasıl yanıt verdiği üzerinde yoğunlaşır. Hull, öğrenmenin ve davranışın temelind...

Kademeli Yaklaşıma ve Premack İlkeleri

  Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning), B.F. Skinner'in geliştirdiği bir kuram olup, bireylerin davranışlarının ödüller ve cezalarla şekillendirilmesini açıklar. Bu kuramda, pekiştirme kullanılarak belirli davranışların artırılması veya azaltılması sağlanabilir. Kademeli Yaklaşımlar ve Premack İlkeleri , bu süreçte davranışları şekillendirmenin farklı yollarını sunar. Kademeli Yaklaşım (Shaping) Kademeli yaklaşım, edimsel koşullanma içinde bir davranışı istenilen şekilde öğretmek için kullanılan bir tekniktir. Bu yaklaşımda, karmaşık veya istenmeyen bir davranış, daha basit ve daha küçük adımlara bölünerek, yavaşça öğrenilir. Bu süreçte, her başarılı adım bir ödülle pekiştirilir. Kademeli Yaklaşımın Temel İlkeleri: Başlangıç Davranışını Tanımla: Öğrenilmesi gereken davranış, küçük ve basit adımlara bölünür. İlk başta, en basit haliyle davranış başlatılır. Aşamalarla İlerleme: Davranış kademeli olarak şekillendirilir. Bu adımlar, davranışın daha karmaşık hale gel...

Edimsel Koşullanma Pekiştirme Tarifeleri

  Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning) , B.F. Skinner tarafından geliştirilen bir öğrenme teorisi olup, bireylerin davranışlarının ödüller veya cezalarla şekillendirildiği bir süreçtir. Bu süreçte, pekiştirme tarifeleri, yani davranışların hangi sıklıkla pekiştirileceği, öğrenme sürecinin etkinliği üzerinde önemli bir rol oynar. Pekiştirme tarifeleri, davranışın pekiştirilme sıklığını belirler ve bu, bireylerin ne kadar hızlı öğrenebileceğini veya belirli bir davranışı ne kadar süreyle sürdürebileceğini etkiler. Pekiştirme Tarifeleri: Pekiştirme tarifeleri, iki ana grupta incelenebilir: kesin tarifeler ve belirsiz tarifeler . 1. Kesin Pekiştirme Tarifeleri (Continuous Reinforcement) : Tanım: Bu tür tarifelerde, her doğru davranıştan sonra ödül (pekiştireç) verilir. Özellikler: Birey her davranışta pekiştirilir, bu da öğrenmenin hızlı olmasını sağlar. Ancak, kesin pekiştirme tarifesiyle öğrenilen davranışlar kalıcı olmayabilir , çünkü ödülün sürekli verilmes...

Edimsel Koşullanma Ceza Kullanım İlkeleri

  Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning) kuramında, ceza, istenmeyen davranışları ortadan kaldırmaya veya sıklığını azaltmaya yönelik bir tekniktir. Ceza, davranışların düzeyini düşürmeye çalışırken, bazı önemli ilkelere dikkat edilmesi gerekir. Ceza kullanımının etkili olabilmesi için belirli ilkelerin izlenmesi önemlidir. Bu ilkeler, cezanın istenen etkiyi yaratmasını ve olumsuz yan etkilerinin en aza indirilmesini sağlamaya yöneliktir. Edimsel Koşullanma Ceza Kullanım İlkeleri Zamanlama (İzleme Zamanı): Ceza, davranış hemen sonrasında uygulanmalıdır. Davranış ile ceza arasındaki zaman farkı ne kadar kısa olursa, cezanın etkisi o kadar güçlü olur. Örnek: Çocuk, odasını temizlemediği için hemen ceza verilmelidir, yoksa cezalandırmanın bağlamı kaybolur. Tutarlılık: Aynı davranışa her zaman aynı ceza uygulanmalıdır . Tutarlılık, bireyin ne tür davranışların ceza getireceğini öğrenmesini sağlar. Aynı davranışın her seferinde farklı şekillerde cezalandırılmas...

Edimsel Koşullanma Pekiştirme - Ceza

  Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning) kuramı, davranışları pekiştireçler ve cezalar aracılığıyla şekillendirir. Pekiştireçler, istenilen davranışın sıklığını artırırken, cezalar istenmeyen davranışların sıklığını azaltmayı hedefler. Pekiştirme ve ceza arasındaki fark, öğrenme sürecinin farklı hedeflere yönelik kullanılmasında yatar. Pekiştirme ve Ceza: Pekiştirme (Reinforcement): Davranışı teşvik eder , sıklığını artırır. Ceza (Punishment): Davranışı sınırlar , sıklığını azaltır. Edimsel koşullanmada pekiştirme ve ceza, pozitif ve negatif olarak iki ana kategoriye ayrılabilir. Pekiştirme (Reinforcement) Pekiştirme, istenilen bir davranışın sıklığını artırmak için kullanılır. Pekiştireçler pozitif veya negatif olabilir. Pozitif Pekiştirme (Positive Reinforcement) Olumlu bir şeyin verilmesi , istenilen davranışı pekiştirir. Örnek: Çocuğun odasını temizlediği için ona şeker verilmesi. Negatif Pekiştirme (Negative Reinforcement) Olumsuz bir durum...

Edimsel Koşullanma Pekiştireçler

  Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning) kuramı, B.F. Skinner tarafından geliştirilmiş olup, davranışların pekiştireçler (reinforcers) ve cezalar (punishers) aracılığıyla şekillendirildiği bir öğrenme sürecini ifade eder. Pekiştireçler, istenilen bir davranışın sıklığını artırmaya yönelik kullanılır. Pekiştireçlerin türleri, öğrenme sürecinin etkinliğini önemli ölçüde etkiler. Pekiştireçlerin (Reinforcers) Türleri Pekiştireçler, pozitif ve negatif olarak iki ana gruba ayrılır. Her iki tür de istenilen davranışı güçlendirmeye yardımcı olur, ancak uygulanma şekilleri farklıdır. 1. Pozitif Pekiştireç (Positive Reinforcement) Pozitif pekiştireç, istenilen bir davranışın ardından olumlu bir uyarıcı verilmesi ile davranışın sıklığının artırılmasıdır. Burada "olumlu" kavramı, bir ödül ya da tatmin edici bir şeyin verilmesi anlamına gelir. Örnek: Öğrencinin doğru cevap verdiğinde öğretmenin ona bir çıkartma vermesi veya bir çalışan iyi bir iş çıkardığında ödüllendir...