Bebelikte ve Yetişkinlikte Bağlanma

 Bağlanma, bireylerin erken yaşlarda, özellikle bebeklik döneminde, bakım veren kişiyle kurdukları duygusal bağları ifade eder. Bağlanma, kişinin güvenli bir bağ kurma deneyimiyle sağlıklı bir kişilik ve duygusal gelişim kazanmasına yardımcı olur. Bağlanma teorisi, özellikle John Bowlby tarafından geliştirilmiş ve Mary Ainsworth tarafından genişletilmiştir. Bu teori, çocukların bakım verenleriyle olan ilişkilerinin, onların ruhsal gelişimini ve sosyal ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini anlamaya yönelik bir temel sağlar.

Bebeklik Döneminde Bağlanma

Bebeklik dönemi, bağlanma gelişiminin temel evrelerinden biridir. Bu dönemde, bebeklerin fiziksel ve duygusal güvenlik ihtiyaçları bakım veren kişiler tarafından karşılanır ve bu etkileşimler, bireylerin ilerleyen yıllarda kuracağı tüm ilişkiler için temel oluşturur. Bağlanma, bebeklerin dünyaya güven duymasını sağlar, onlara duygusal denge kazandırır ve sosyal beceriler geliştirmelerini destekler.

Bağlanma Türleri (Mary Ainsworth’un Çalışmaları)

Mary Ainsworth, bebeklerin bakım verenleriyle kurdukları bağlanma tarzlarını belirlemek için "Strange Situation" (Garip Durum) adlı bir deneysel yöntem geliştirmiştir. Bu yönteme göre, çocukların bağlanma stilleri üç ana kategoriye ayrılır:

  1. Güvenli Bağlanma:

    • Bebek, bakım vereninin yanından ayrıldığında üzülür, ancak bakım veren geri döndüğünde rahatlar ve tekrar etkileşim kurar. Güvenli bağlanan çocuklar, bakım verenlerinden güven duyar ve duygusal olarak daha sağlıklıdırlar.

    • Bu tür bağlanma, çocuğun bakım vereninin ona duyarlı, tutarlı ve güven verici olduğunu gösterir.

  2. Kaygılı Bağlanma (Ambivalent):

    • Bebek, bakım vereninin yanından ayrıldığında büyük bir kaygı hisseder, ancak geri döndüğünde ikilemde kalır. Hem sevgi gösterisi yapar hem de bir türlü rahatlayamaz, bazen bakıcıyı reddedebilir. Bu durum, bakım vereninin tutarsız ya da belirsiz davranışlarıyla ilişkilidir.

    • Kaygılı bağlanan çocuklar, genellikle duygusal olarak istikrarsız ve kaygılıdır.

  3. Kaçınan Bağlanma:

    • Bebek, bakım vereninin yanından ayrıldığında fazla kaygı göstermez ve genellikle geri döndüğünde de sıcak bir tepki vermez. Bu, bakım vereninin duygusal olarak uzak ya da ilgisiz olduğu durumlarda gelişebilir.

    • Kaçınan bağlanan çocuklar, duygusal bağ kurma konusunda zorluk çeker ve yakın ilişkilerde mesafe koyabilirler.

Bağlanma ve Bebek Gelişimi

Bağlanmanın, bebeklik döneminde gelişim üzerinde büyük bir etkisi vardır. Güvenli bağlanma, çocuğun özsaygı, özgüven, empati, ve duygusal denge geliştirmesini sağlar. Güvensiz bağlanma ise, ilerleyen yaşlarda duygusal problemler, ilişki zorlukları ve düşük benlik saygısı gibi sorunlara yol açabilir.

Yetişkinlikte Bağlanma

Bağlanma sadece çocukluk dönemiyle sınırlı değildir; erken yaşlarda kurulan bağlar, bireylerin yetişkinlikteki ilişkilerine ve genel yaşam tarzlarına da önemli ölçüde etki eder. Yetişkinler, çocukluklarında geliştirdikleri bağlanma stillerine dayalı olarak, romantik ilişkilerde, arkadaşlık ilişkilerinde ve ebeveynlik rollerinde çeşitli davranışlar sergileyebilirler.

Yetişkin Bağlanma Teorisi (Bartholomew ve Horowitz)

Yetişkin bağlanma teorisi, bebeklikteki bağlanmanın nasıl yetişkin ilişkilerine dönüştüğünü araştırır. Yetişkin bağlanma teorisine göre, insanlar romantik ilişkilerde ve diğer sosyal ilişkilerde bağlanma stillerini devam ettirirler. Bu bağlanma stilleri, çocukluk dönemindeki güvenli ve güvensiz bağlanma türlerinden türetilmiştir.

Yetişkin bağlanma stilleri şu şekildedir:

  1. Güvenli Bağlanma:

    • Yetişkinler, romantik ilişkilerinde güven duygusu besler, duygusal yakınlık kurmada rahat hissederler ve partnerlerine karşı güvenli bir bağ geliştirirler. Bu kişiler, duygusal olarak istikrarlıdır ve sağlıklı ilişkiler kurmada yeteneklidirler.

  2. Kaçınan Bağlanma (Duygusal Mesafe):

    • Bu tür bağlanan yetişkinler, ilişkilerde duygusal mesafe koyma eğilimindedirler. Duygusal yakınlıktan kaçınabilirler ve bağımsızlıklarını korumak isteyebilirler. Partnerlerine karşı soğuk, uzak veya ilgisiz olabilirler.

  3. Kaygılı Bağlanma:

    • Kaygılı bağlanan yetişkinler, ilişkilerde güven arayışı içinde olabilirler. Partnerlerinin kendilerini sevip sevmediği konusunda sürekli endişe duyabilirler ve ilişkilerde sürekli onay arayabilirler. Duygusal açıdan bağımlıdırlar ve partnerlerinin kendilerine karşı tutarsız davranışları onları daha da kaygılandırabilir.

Yetişkin Bağlanmasının İlişkiler Üzerindeki Etkisi:

Yetişkin bağlanma, romantik ilişkilerde olduğu gibi, arkadaşlık ve ebeveynlik ilişkilerini de etkiler. Güvenli bağlanan kişiler daha tatmin edici ve sağlam ilişkiler kurar. Kaygılı ya da kaçınan bağlanma stillerine sahip olanlar ise, daha fazla ilişki çatışması yaşama eğilimindedirler. Bağlanma tarzları, özellikle partnerler arasında yaşanan duygusal bağ ve iletişim şeklini etkiler.

Sonuç:

Bağlanma, bebeklikten başlayıp yetişkinliğe kadar süren bir süreçtir ve bireyin ruhsal sağlığı, sosyal ilişkileri ve duygusal gelişimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bebeklikte güvenli bağlanma, bireyin sağlıklı kişilik gelişimini ve güvenli sosyal ilişkiler kurmasını sağlar. Yetişkinlikte ise, erken yaşlarda geliştirilen bağlanma stilleri, bireylerin romantik ilişkilerdeki ve diğer sosyal bağlarındaki tutumlarını etkiler. Sağlıklı ve güvenli bağlar kurmak, bireylerin hem kişisel hem de sosyal yaşamlarında daha tatmin edici ilişkiler yaşamasını sağlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Risaletü'n Nushiye kimin eseridir?