Bruner ve Bilişsel Gelişim
Bruner ve Bilişsel Gelişim
Jerome Bruner, bilişsel psikolojinin önemli isimlerinden biridir ve öğrenme süreçlerine olan katkılarıyla tanınır. Bruner, öğrenmenin aktif bir süreç olduğunu savunmuş ve çocukların bilgiye ulaşmada pasif alıcılar yerine aktif katılımcılar olduklarını vurgulamıştır. Bruner'in bilişsel gelişimle ilgili düşünceleri, Piaget'in teorisinden etkilenmiş olsa da, onun kuramlarına göre eğitim süreçlerine daha fazla vurgu yapmıştır.
Bruner'in bilişsel gelişim kuramı, öğrenmenin zihinsel yapıların değişmesi, bilgi işlemeyle ilgili becerilerin gelişmesi ve bu bilgilerin yeni deneyimlere dayalı olarak yapılandırılması süreçleriyle nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalışır.
Bruner'in Bilişsel Gelişim Kuramı: Temel Kavramlar
Bruner’in bilişsel gelişim kuramı, öğrenme süreçlerinin bir yapılandırma (constructivism) yaklaşımına dayandığını söyler. Bu kuram, bireylerin dünyayı anlamlandırırken aktif olarak bilgi inşa ettiklerini savunur. Bruner'e göre, öğrenme süreçlerinde üç ana unsur bulunur: keşif, dil ve sosyal etkileşim.
Bruner, öğrenmenin üç temel düzeyde gerçekleştiğini belirtmiştir. Bu düzeyler, iconic (görsel) düzey, enaktif (hareketsel) düzey ve sembolik (dilsel) düzey olarak sıralanabilir.
1. Enaktif Temsil (Enactive Representation)
Bu temsil biçimi, çocukların fiziksel hareketler ve eylemlerle öğrendikleri bir dönemi ifade eder. Çocuklar bu düzeyde, objeleri veya kavramları, onları fiziksel olarak manipüle ederek öğrenirler. Bu düzey, çocukların somut deneyimlere dayalı öğrenmelerini içerir.
-
Örnek: Bir çocuk bir topu yuvarladığında, topun yuvarlanma hareketi hakkında somut bir anlam oluşturur. Bu deneyim, çocuğun fiziksel dünyayı anlaması için temeldir.
2. İkonik Temsil (Iconic Representation)
Bu düzeyde çocuklar, objeleri ve olayları görsel imgeler aracılığıyla temsil ederler. Yani çocuk, somut dünyayı doğrudan yaşamak yerine, görsel imgeler kullanarak anlayışlarını geliştirir. Bu, simgesel düşünme ve görsel temsil becerilerinin geliştiği aşamadır.
-
Örnek: Bir çocuk, bir nesnenin resmini gördüğünde, o nesne hakkında fikir edinir. Çocuklar resimler, çizimler veya semboller aracılığıyla dünyayı anlamlandırırlar.
3. Sembolik Temsil (Symbolic Representation)
Sembolik temsil, en gelişmiş düzeydir ve dilin ve sembollerin kullanılmaya başlandığı aşamadır. Bu aşamada çocuklar, sadece somut eylemler ve görsellerle değil, semboller ve dil aracılığıyla düşünmeye başlarlar. Bu, soyut düşünmenin gelişmesini sağlayan döneme işaret eder.
-
Örnek: Çocuklar yazılı veya sözel semboller aracılığıyla bir hikaye anlatabilirler. Dil, çocukların soyut düşünmelerini ve karmaşık fikirleri ifade etmelerini sağlar.
Bruner’in Öğrenme Kuramı ve Eğitim
Bruner, öğrenmenin aktif ve yapılandırılmış bir süreç olduğunu savunur. Ona göre, çocuklar çevrelerinden edindikleri verileri aktif olarak işlerler, bu verileri anlamlandırarak kendi bilişsel yapılarıyla harmanlarlar. Bruner, eğitimin öğretmenlerin bu süreci desteklemek için rehberlik yapması gerektiğini belirtmiştir.
Bruner’in Bilişsel Gelişimdeki Rolü:
-
Keşif Yoluyla Öğrenme: Bruner, öğrenmenin keşif yoluyla olmasını önerir. Bu, öğrencilerin bilgiyi keşfederek ve deneyimleyerek öğrenmelerini sağlar. Bu, daha aktif bir öğrenme biçimidir ve öğrencilerin kendi fikirlerini ve çözümlerini oluşturmasına olanak tanır.
-
Açıklama ve Dilin Rolü: Bruner, dilin bilişsel gelişimde kritik bir rol oynadığını savunur. Dil, sembolik düşünmeyi mümkün kılar ve çocukların soyut düşünme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Eğitimde dilin etkin bir şekilde kullanılması gerektiği vurgulanır.
-
Eğitimde Sosyal Etkileşim: Bruner'e göre, öğrenme, sosyal bir süreçtir. Çocuklar, başkalarıyla etkileşime girerek, bilgiyi paylaşarak ve sosyal ortamda daha iyi öğrenebilirler. Sosyal etkileşim ve grup çalışmaları bu süreçte çok önemlidir.
Bruner’in Öğrenme Döngüsü
Bruner, öğrenmenin döngüsel bir süreç olduğunu savunur. Bu döngüde öğrenciler, bilgiyi keşfeder, deneyimler ve öğrendikleri bilgileri daha ileri düzeyde kullanabilecekleri bir yapıya dönüştürürler. Bu süreçte, çocuklar bilgiye dair yeni sorular sorarak, öğrendiklerini yapılandırırlar.
Bruner’in önerdiği öğrenme döngüsü şu adımları içerir:
-
Keşfetme (Discovery Learning): Öğrenciler, bilgiyi aktif olarak keşfederler ve problem çözme becerilerini geliştirirler.
-
Sorgulama: Öğrenciler öğrendikleri bilgileri sorgular ve daha derinlemesine anlamaya çalışırlar.
-
Uygulama: Öğrenciler öğrendikleri bilgiyi farklı durumlarda uygulamaya başlarlar.
-
Yansıma: Öğrenciler, öğrendikleri bilgileri tekrar gözden geçirir, hata yaparak öğrenirler.
Sonuç
Bruner, bilişsel gelişim ve öğrenme süreçlerine önemli katkılarda bulunmuş bir teorisyendir. Onun kuramı, öğrenmenin aktif ve yapılandırılmış bir süreç olduğunu ve çocukların çevrelerinden gelen bilgileri aktif olarak inşa ettiklerini savunur. Bruner'in öğrenme kuramı, eğitimde keşif yoluyla öğrenme, sosyal etkileşim ve dilin gücüne verdiği önemle günümüzde hala büyük bir etkiye sahiptir. Bu yaklaşımlar, öğretim yöntemlerini etkileyerek öğrencilerin daha aktif, sorgulayan ve anlamaya yönelik bir öğrenme süreci geçirmelerini sağlar.
Yorumlar
Yorum Gönder