Freud - Savunma Mekanizmaları

Sigmund Freud, psikoloji ve kişilik teorileri ile ilgili önemli katkılarda bulunmuş bir isimdir ve savunma mekanizmaları, onun teorilerinin önemli bir parçasıdır. Freud, bireylerin içsel çatışmalar ve kaygılarla başa çıkmak için çeşitli savunma mekanizmalarını kullanacaklarını belirtmiştir. Bu savunmalar, kişinin bilincinde olmayan, ancak bilinç dışı düzeyde meydana gelen psikolojik stratejilerdir. Freud’a göre, savunma mekanizmaları, bireylerin içsel dürtülerini ve dışsal tehditleri yönetmelerine yardımcı olur, ancak aşırı kullanıldığında psikolojik sorunlara yol açabilir.

Freud’a Göre Savunma Mekanizmaları:

  1. Bastırma (Repression)

    • Bastırma, istenmeyen, rahatsız edici düşünce, duygu ve anıların bilinç dışına itilmesi sürecidir. Bu mekanizma, bireyin kabul edilemez veya tehditkar düşüncelerle yüzleşmemesi için kullanılır.

    • Örnek: Bir kişi çocuklukta travmatik bir deneyim yaşamış olabilir, ancak bu anıyı bilinç dışına atarak unutmuş gibi davranır.

  2. Yansıma (Projection)

    • Yansıma, bireyin kendi istenmeyen düşünce ve duygularını başkalarına atfetmesidir. Kişi, içinde bulunduğu olumsuz durumu veya duyguyu başkasında görür.

    • Örnek: Kişi, kendisinde rahatsız edici cinsel dürtülerini hisseder, ancak bu dürtüleri başka bir kişiye atfeder, örneğin "o kişi bana bakıyor" şeklinde bir düşünce geliştirir.

  3. İleriye Alma (Sublimation)

    • İleriye alma, bireyin sosyal olarak kabul edilemez dürtülerini daha kabul edilebilir bir biçimde dışa vurmasıdır. Bu, genellikle yaratıcı, sanatsal veya fiziksel etkinlikler yoluyla yapılır.

    • Örnek: Bir kişi öfkesini dışarıya vurmaktansa spor yaparak bu duygusunu boşaltır.

  4. Rasyonalizasyon (Rationalization)

    • Rasyonalizasyon, kişinin kabul edilemez düşünce veya davranışlarını mantıklı bir açıklama ile savunmasıdır. Bu mekanizma, kişinin yaptığı bir yanlışın nedenini mantıklı bir şekilde açıklama yoluna gider.

    • Örnek: Bir öğrenci sınavda başarısız olursa, "Zaten öğretmen çok zordu, bu yüzden başaramadım" diyerek durumu savunabilir.

  5. Yerine Koyma (Displacement)

    • Yerine koyma, bireyin bir nesneye veya kişiye yöneltilmesi gereken duygusal tepkiyi, daha az tehditkar veya uygun bir nesneye yöneltmesidir. Kişi, aslında hedef alınması gereken bir kişiye duygusal tepki veremezse, bu tepkiyi başka bir nesneye yönlendirir.

    • Örnek: İşyerinde patronuna öfkelenen bir kişi, evde eşine veya çocuğuna öfkelenebilir.

  6. İzole Etme (Isolation)

    • İzole etme, bireyin korkutucu veya rahatsız edici düşünce ve duyguları, onları birbirinden soyutlayarak bilinçten uzak tutmasıdır. Bu mekanizma, bireylerin belirli bir olayla ilgili duygusal tepki göstermemelerine neden olabilir.

    • Örnek: Bir kişi, başına gelen kötü bir olayı anlatırken, olayı duygusal bir bağlamda değil, sadece mantıklı bir şekilde anlatabilir.

  7. Retrogresyon (Regression)

    • Retrogresyon, bireyin stresli bir durumda daha önceki, daha rahat ve güvenli çocukluk düzeylerine geri dönmesidir. Bu, gelişimsel olarak daha ileri bir düzeyde olan kişinin, zor bir durumda çocukça davranışlar sergilemesine yol açar.

    • Örnek: Bir yetişkin stresli bir durumla karşılaştığında, parmak emmeye başlaması veya ağlama gibi çocukça davranışlar sergileyebilir.

  8. Düşünceyi Dondurma (Intellectualization)

    • Düşünceyi dondurma, rahatsız edici bir durumu duygusal olarak değil, tamamen mantıklı bir şekilde analiz etmeye çalışma sürecidir. Birey, duygusal açıdan boğulmak yerine durumu mantıklı ve analitik bir şekilde ele alır.

    • Örnek: Bir kişi yakın birinin ölümünü duyduğunda, acıyı hissetmek yerine ölümün biyolojik ve felsefi yönlerini tartışabilir.

  9. Tersine Çevrime (Reaction Formation)

    • Tersine çevrime, bireyin, içsel olarak yaşadığı duygu ya da düşüncelerin tam tersini benimsemesidir. Bu, özellikle kabul edilemez dürtülerin bastırılması için kullanılır.

    • Örnek: Kişi, birine aşırı derecede sevgi beslerken, aslında o kişiye karşı nefret duyguları hissediyor olabilir.

  10. Dışsallaştırma (Externalization)

    • Dışsallaştırma, içsel bir çatışma veya sorunların dışsal bir neden veya kişiye atfedilmesidir. Birey, kendi içsel sıkıntılarını dış dünyaya yansıtarak suçluluğunu ya da sorumluluğunu başkalarına yükler.

    • Örnek: Bir kişi, kötü giden bir projeyi ya da başarısızlığı iş arkadaşlarına yükleyebilir.


Sonuç:

Freud’a göre savunma mekanizmaları, kişiyi içsel çatışmalar ve kaygılardan korumaya çalışan, bilinç dışı olarak gerçekleşen stratejilerdir. Bu mekanizmalar, bireylerin psikolojik dengeyi sağlamalarına yardımcı olur, ancak aşırı kullanıldıklarında bireylerin duygusal ve psikolojik sağlığına zarar verebilir. Freud’un savunma mekanizmaları, bireylerin kişilik gelişimi ve psikolojik sağlığı hakkında önemli ipuçları sunar ve bu mekanizmaların bilinçli farkındalıkla yönetilmesi, kişisel gelişim ve sağlıklı bir psikolojik durum için önemlidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Risaletü'n Nushiye kimin eseridir?