Freud’un Psikoseksüel Gelişim Kuramı

 Freud’un Psikoseksüel Gelişim Kuramı

Sigmund Freud’un kişilik gelişimi hakkındaki en önemli teorilerinden biri psikoseksüel gelişim kuramıdır. Freud, insan kişiliğinin çocukluk dönemindeki belirli gelişim aşamalarına dayandığını öne sürmüştür. Bu kuramda, bireylerin kişilik yapıları, cinsel ve psikolojik enerjilerin (libido) farklı bölgelerde yoğunlaşmasıyla şekillenir. Freud’a göre, bireyin gelişim süreci, cinsel dürtüler ve içsel çatışmalarla şekillenir ve her bir aşama, kişiliğin temellerini atar.

Freud’un Psikoseksüel Gelişim Kuramı Nedir?

Freud’a göre, çocukluk döneminde gelişen psikoseksüel enerjiler (libido), belirli erojen bölgelere yönelir ve bu bölgelerdeki tatmin arayışları kişiliğin temel yapı taşlarını oluşturur. Bu süreç, dört temel unsuru içerir:

  1. Libido: Bireyin içsel cinsel enerjisi.

  2. Erojen Bölge: Cinsel enerjinin odaklandığı fiziksel bölge.

  3. Çatışma: Çocuğun gelişimi sırasında karşılaştığı içsel çatışmalar.

  4. Savunma Mekanizmaları: Ego'nun çatışmaları çözme çabası.

Freud’un psikoseksüel gelişim aşamaları, aşağıdaki gibi sıralanır:


1. Oral Dönem (0-18 Ay)

  • Erojen Bölge: Ağız

  • Özellikler: Bu dönemde çocuğun cinsel enerjisi ağız çevresinde yoğunlaşır. Bebekler bu dönemde ağızlarını kullanarak keşfederler; emme, yalama, çiğneme gibi davranışlar çok önemlidir.

  • Gelişim Süreci: Bebek, annesinin memesini emerek beslenir ve bu süreç çocuk için hem beslenme hem de rahatlama sağlar. Emme ve ağızla yapılan diğer eylemler, bu dönemin temel deneyimidir.

  • Çatışma: Çocuk, anne sütünden ya da biberondan beslenmeye başladığında, tatmin arayışı ve bu tatmini elde etme biçimi arasında bir denge kurmak zorundadır. Aksi takdirde, bu dönemde tatmin edici deneyim yaşayamayan bir çocuk, gelecekteki kişiliğinde bağımlı, aşırıya kaçan ya da sürekli bir tatmin arayışı içinde olabilir.

  • Bireydeki Etkiler: Oral dönemde tatmin arayışı sağlanamayan çocuk, ileride sigara içme, aşırı yemek yeme ya da konuşkanlık gibi davranışlar sergileyebilir. Ayrıca, aşırı bağımlılık veya şüphecilik gibi kişilik özellikleri de bu dönemle ilişkilidir.


2. Anal Dönem (18 Ay-3 Yaş)

  • Erojen Bölge: Anüs

  • Özellikler: Bu dönemde çocuğun cinsel enerjisi anüs bölgesine yönelir. Çocuklar tuvalet eğitimi sırasında dışkılama ve idrar yapmayı öğrenirler. Bu dönemde, çocukların bağımsızlıklarını kazandıkları ve çevreleriyle etkileşimlerini genişlettikleri görülür.

  • Gelişim Süreci: Çocuk, ebeveynlerinin tuvalet eğitimi verirken yaşadığı deneyimlere dayanarak kontrol ve bağımsızlık konusunda duygular geliştirir. Bu dönemde ebeveynlerin sert veya aşırı hoşgörülü tutumları, çocuğun ilerideki kişilik gelişimini etkiler.

  • Çatışma: Tuvalet eğitimi sırasında ortaya çıkan kontrol ve rahatlama dürtüleri arasındaki çatışma, çocuğun egosunun gelişmesinde önemli bir rol oynar. Bu dönemde çocuk, kendini kontrol etme güdüsü ile başkalarının talepleri arasında bir denge kurmayı öğrenir.

  • Bireydeki Etkiler: Anal dönemde aşırı baskı veya gevşek eğitim alan çocuklar, ileride düzen takıntılı, mükemmeliyetçi veya aşırı titiz bir kişilik geliştirebilirler. Ayrıca, aşırı dağınık ve kontrolsüz bir kişilik yapısı da gelişebilir.


3. Fallik Dönem (3-6 Yaş)

  • Erojen Bölge: Genital Bölge

  • Özellikler: Bu dönemde çocuklar, cinsel kimliklerini ve toplumsal cinsiyet rollerini keşfetmeye başlar. Çocuklar, anne ve babalarına olan ilişkilerini anlamlandırmaya başlarlar.

  • Oedipus Kompleksi: Freud’un bu dönemdeki en bilinen kavramı, Oedipus kompleksidir. Erkek çocukları, annelerine duyduğu ilgi ve sevgiyi fark eder ve babalarını rakip olarak görürler. Bunun sonucunda babayı kıskanma ve ona karşı düşmanlık hissi gelişebilir.

  • Elektra Kompleksi: Kız çocukları ise babalarına duydukları çekimi fark eder ve anneleriyle bir rekabet içine girerler. Freud, bu dönemdeki çatışmaların cinsel kimliğin gelişiminde temel bir rol oynadığını savunur.

  • Çatışma: Bu dönemdeki çatışma, çocuğun cinsiyet kimliğini oluşturması ve ebeveynleriyle olan ilişkisini anlamlandırması sürecindedir. Ebeveynin bu dönemdeki tutumları, çocuğun ilerideki kişilik gelişiminde önemli etkiler yaratabilir.

  • Bireydeki Etkiler: Oedipus ve Elektrik komplekslerinin çözüme kavuşmaması, ileride cinsel kimlik ve toplumsal cinsiyetle ilgili belirsizliklere yol açabilir. Aynı şekilde, aşırı rekabetçi ve baskın davranışlar da gelişebilir.


4. Latent Dönem (6-12 Yaş)

  • Erojen Bölge: Sosyal ve Entellektüel Faaliyetler

  • Özellikler: Bu dönemde cinsel enerjinin odak noktası, çocukların sosyal ilişkilerine, öğrenmeye ve oyunlara yönelir. Çocuklar, arkadaş ilişkilerinde ve eğitimde daha fazla ilgilenmeye başlarlar.

  • Gelişim Süreci: Bu dönemde, çocuklar diğer çocuklarla etkileşime girerek sosyal becerilerini geliştirir. Ayrıca, akademik başarı ve arkadaşlık ilişkileri de önem kazanır.

  • Çatışma: Latent dönemde cinsel dürtüler ön planda değildir; ancak, çevreyle uyum sağlama ve toplumsal normları öğrenme süreci önemlidir.

  • Bireydeki Etkiler: Bu dönemde sağlıklı sosyal ilişkiler geliştiren çocuklar, ileride sağlıklı bir kişilik ve güçlü arkadaşlıklar oluşturma eğiliminde olurlar. Sosyal yeteneklerde yetersizlik, ilerleyen yıllarda yalnızlık duygusu yaratabilir.


5. Genital Dönem (12 Yaş ve Sonrası)

  • Erojen Bölge: Genital Bölge

  • Özellikler: Genital dönem, ergenlik dönemine denk gelir ve cinsel dürtüler tekrar ön plana çıkar. Bu dönemde birey, cinsel kimliğini netleştirir ve ergenlikteki duygusal, fiziksel değişimlere uyum sağlar.

  • Gelişim Süreci: Genital dönemde birey, karşı cinsle ilişkiler geliştirmeye başlar. Birey, olgun cinsel ilişkiler kurmaya ve toplumsal rollerini belirlemeye çalışır.

  • Çatışma: Bu dönemde cinsel kimlik arayışı ve toplumsal beklentilere uyum sağlama süreci, içsel çatışmaların ortaya çıkmasına yol açabilir.

  • Bireydeki Etkiler: Sağlıklı bir genital dönem, sağlıklı cinsel ilişkiler, güçlü bireysel kimlik ve toplumsal bağlar geliştirmenin temelidir.


Sonuç

Freud’un psikoseksüel gelişim kuramı, kişiliğin gelişiminde cinsel dürtülerin ve psikolojik enerjilerin önemli bir rol oynadığını savunur. Bu kuram, her bireyin yaşamında belirli aşamalarda karşılaşılan içsel çatışmaların ve dışsal etkilerin kişilik gelişimine yön verdiğini belirtir. Freud’un kuramı, kişiliğin şekillenmesinde çocukluk döneminin kritik bir rol oynadığını ve bu dönemde yaşananlar sonucunda bireylerin ileriki yaşamlarında farklı kişilik özellikleri sergileyebileceğini ortaya koyar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Risaletü'n Nushiye kimin eseridir?