İnsancıl Öğrenme Kuramları

 İnsancıl Öğrenme Kuramları, öğrenmeyi ve bireysel gelişimi bireylerin özgür iradesi, duygusal ve psikolojik ihtiyaçları gibi insana özgü faktörler üzerinden ele alan bir yaklaşımı ifade eder. Bu kuramlar, öğrenmenin sadece dışsal pekiştireçler veya çevresel uyarıcılar tarafından değil, aynı zamanda bireylerin içsel motivasyonları, değerleri ve duygusal deneyimleriyle şekillendiğini savunur. Bu yaklaşım, özellikle insanın potansiyelini en üst düzeye çıkarmaya yönelik bir model sunar ve bireysel özgürlük, kendini gerçekleştirme gibi temel insani ihtiyaçları ön planda tutar.

İnsancıl Öğrenme Kuramlarının Temel Özellikleri:

  1. Bireyin Kendini Gerçekleştirmesi: İnsancıl kuramlar, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarma amacını güder. İnsanların doğasında var olan bir eğilim olarak, her birey kendi içsel potansiyelini keşfetmeye ve onu gerçekleştirmeye çalışır. Bu süreç, öğrenmenin sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bireyin kendisini keşfetmesi ve geliştirmesi olarak görülür.

  2. Öznel Deneyimlerin Önemine Vurgu: İnsancıl yaklaşım, bireylerin öğrenme sürecindeki öznel deneyimlerinin önemli olduğunu savunur. Her birey farklı bir bakış açısına, deneyime ve değerlere sahip olduğundan, öğrenme süreci de kişiye özgüdür. Öğrenme, sadece dışsal bir süreç değil, içsel bir yolculuktur.

  3. Bireysel Özgürlük ve Kendi Kendine Yönlendirme: İnsancıl kuramlar, öğrenicilerin öğrenme sürecine aktif olarak katılmalarını ve bu süreci kendi yönlendirmelerine olanak tanır. Bu, öğretim sürecinin katılımcı ve özgür bir yapıda olmasını gerektirir. Öğreniciler, öğrenmeye kendilikleriyle katkıda bulunmalı ve dışsal otoritelerden bağımsız şekilde kendi öğrenme süreçlerini şekillendirebilmelidir.

  4. Motivasyon ve Duygusal İhtiyaçlar: İnsancıl kuramlar, öğrenme sürecinde duygusal faktörlerin de etkili olduğunu vurgular. Bireylerin motivasyonları, duygusal ihtiyaçları ve kişisel hedefleri öğrenme sürecinde önemli bir rol oynar. Öğrenme, yalnızca bilişsel değil, duygusal boyutta da şekillenir.

  5. Bireysel Farklılıklar: İnsancıl yaklaşım, her bireyin farklı öğrenme hızlarına, tarzlarına ve ihtiyaçlarına sahip olduğunu kabul eder. Bu yüzden eğitim sürecinde bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrencinin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş eğitim ortamları sunulmalıdır.

Başlıca İnsancıl Öğrenme Kuramcıları ve Görüşleri:

  1. Abraham Maslow: Maslow, insan ihtiyaçlarını belirli bir hiyerarşi içinde sıralayan İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisi ile tanınır. Maslow’a göre, bireylerin öğrenme ve gelişimi, önce temel fizyolojik ihtiyaçlarının, sonra güvenlik, ait olma, saygı ve sonunda kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarının karşılanmasına bağlıdır.

    • Kendini Gerçekleştirme: Maslow, insanların kendi potansiyellerini en üst düzeye çıkarma eğiliminde olduklarını ve bu sürecin öğrenme ve gelişimle yakından bağlantılı olduğunu savunur.

  2. Carl Rogers: Carl Rogers, Kişi Merkezli Terapi ve İnsancıl Eğitim yaklaşımlarının kuramcısıdır. Rogers’a göre, öğrenme en etkili şekilde bireyin duygusal ve psikolojik ihtiyaçları karşılandığında gerçekleşir. Rogers, öğrenmenin özgür, gönüllü ve bireyin içsel motivasyonlarıyla uyumlu bir süreç olması gerektiğini savunur.

    • Eğitimde Empati ve İletişim: Rogers, eğitimde empati, koşulsuz kabul ve benlik saygısının önemini vurgulamıştır. Öğrenicilerin kendilerini değerli hissetmeleri, güvenli bir öğrenme ortamı yaratılması gerektiğini söyler.

    • Aktif Öğrenme: Öğrenicilerin aktif bir şekilde kendi öğrenme süreçlerine katılmalarını savunur. Pasif bir şekilde öğretilen bilgilerin öğrenciler üzerinde kalıcı bir etkisi olmaz, bu nedenle öğrencilerin bilgiye aktif olarak katılmaları gerekmektedir.

  3. Rollo May: Rollo May, insancıl psikolojinin önemli kuramcılarından biridir ve öğrenme süreçlerinde bireyin anlam arayışını ve özgürlüğünü ön plana çıkarır. May, bireylerin kendi potansiyellerini keşfetmelerinin, içsel korkularını aşarak özgürleşmelerinin önemini vurgular.

  4. Viktor Frankl: Viktor Frankl, anlam arayışı kuramıyla tanınır. İnsanların öğrenme ve gelişim süreçlerini, yaşamda anlamlı bir amaç bulma çabasıyla ilişkilendirir. Frankl’a göre, insanın en derin motivasyonu yaşamına anlam katmaktır. Eğitimde, öğrencilerin içsel anlam arayışlarına saygı gösterilmelidir.

İnsancıl Öğrenme Kuramlarının Eğitimdeki Yeri:

İnsancıl öğrenme kuramları, eğitimde öğrenci merkezli yaklaşımları destekler. Öğretmenlerin rolü, yalnızca bilgi aktarmak değil, öğrencilerin kendilerini keşfetmelerini ve içsel potansiyellerini geliştirmelerini sağlamak olmalıdır. Öğrenme, bireyin duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yapılandırılmalıdır. İnsancıl kuramlar, bireysel farklılıkları gözeterek, öğrencilerin güçlü yönlerini ortaya çıkaracak şekilde özelleştirilmiş öğrenme ortamları yaratmayı savunur.

Sonuç:

İnsancıl öğrenme kuramları, öğrenmenin yalnızca bilişsel bir süreç olmadığını, aynı zamanda duygusal, sosyal ve kişisel yönleriyle de şekillendiğini savunur. Bu yaklaşım, bireylerin içsel potansiyellerini keşfetmeleri ve bu süreçte kendilerini ifade etmeleri için en uygun ortamı sağlamayı hedefler. Öğrenme süreci, bireyin özgürlüğünü ve kendini gerçekleştirmesini destekleyen bir yapı oluşturulmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Risaletü'n Nushiye kimin eseridir?