Klasik Koşullanma Yoluyla Oluşan Davranış Yöntemleri
Klasik Koşullanma Yoluyla Oluşan Davranış Yöntemleri
Klasik koşullanma, bir organizmanın çevresindeki uyaranlar aracılığıyla yeni davranışlar öğrenmesini sağlayan bir süreçtir. Bu süreç, çeşitli davranışların öğrenilmesine ve şekillendirilmesine yol açabilir. İşte klasik koşullanma yoluyla oluşan başlıca davranış yöntemleri:
1. Fobi ve Korku Davranışları
-
Fobiler klasik koşullanma yoluyla ortaya çıkabilir. Bir kişi, korkutucu bir durumla (örneğin, yüksek ses veya kaza) bir uyaranı (örneğin, uçak) ilişkilendirirse, bu uyaran kişide korku ve anksiyeteye yol açabilir.
-
Örnek: Bir çocuk, bir köpekle korkutucu bir deneyim yaşarsa (örneğin ısırılması), köpek her gördüğünde korku duymaya başlar. Bu davranış, köpeğin görünümüyle koşullanan bir korkuya dönüşür.
2. Desensitizasyon (Duyarsızlaştırma)
-
Desensitizasyon, klasik koşullanma ilkelerine dayalı bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde, bireylere korku yaratan uyaranlar, kontrollü bir şekilde ve zamanla daha az korkutucu hale getirilerek duyarsızlaştırılır.
-
Örnek: Bir kişinin köpek korkusu varsa, terapi sırasında kişi, köpekten uzak mesafelerde köpek görmeye başlar. Zamanla, bu uyaran (köpek) ile ilişkilendirilen korku azalır. Bu, zayıflama sürecinin tersine işleyen bir süreçtir.
3. Koşullu Tepki İle Duygusal Tepkilerin Değiştirilmesi
-
Klasik koşullanma, insanların duygu durumlarını etkileyebilir. Özellikle şartlı tepkiler yoluyla, bir insanın olumsuz bir duygusal tepkiyi olumlu bir duyguya dönüştürmesi sağlanabilir.
-
Örnek: Bir kişi, kötü bir ilişki deneyiminden sonra aşkı olumsuz duygularla ilişkilendirebilir. Ancak, doğru uyaranlarla (örneğin, sevgi dolu bir ortamda romantik bir ilişki yaşama) bu duygular olumlu hale getirilebilir.
4. Koşullanmış İstekler ve İstek Davranışları
-
Klasik koşullanma, isteklerin ve davranışların oluşmasına yol açabilir. Bir kişi, belirli bir uyaran ile birlikte olumlu bir deneyim yaşarsa, o uyaranı tekrar görmek veya yaşamak isteyebilir. Bu, kişide istekli bir davranışın oluşmasına yol açar.
-
Örnek: Bir kişi, tatlı yiyecekler ile birlikte rahatlatıcı bir ortamda keyifli bir deneyim yaşamışsa, zamanla tatlıyı yediğinde rahatlama hissi duyabilir. Tatlı, kişi için rahatlama isteği uyandırır.
5. Koşullu Alışkanlıklar (Koşullu Davranışlar)
-
Klasik koşullanma, alışkanlıkların oluşmasına yol açabilir. Bir uyaran, belirli bir tepkiyle ilişkilendirildiğinde, bu tepki alışkanlık haline gelebilir. Birey, belirli bir uyaranı gördüğünde otomatik olarak aynı tepkiyi verir.
-
Örnek: Bir kişi, her sabah kahve içmekle birlikte uyandıktan sonra kendini daha zinde hissettiğini öğrenmişse, kahve içme alışkanlığı gelişir. Kahve, zindelik için bir koşullu uyaran haline gelir.
6. İmitasyon ve Taklit Davranışları
-
Klasik koşullanma, başkalarının davranışlarını gözlemleyerek taklit etmeyi (imitasyon) öğretir. Eğer bir kişi başkalarının ödüllerini (ya da olumsuzluklarını) gözlemler ve bunu kendi davranışlarına entegre ederse, koşullu bir davranış sergileyebilir.
-
Örnek: Çocuk, ebeveyninin mutfakta yemek yaparken verdiği olumlu tepkiler ve ödülleri görerek yemek yapmaya istekli hale gelebilir. Burada, ebeveynin davranışları çocuk tarafından taklit edilir ve koşullanmış davranışlar oluşur.
7. İştah ve Yeme Alışkanlıkları
-
Klasik koşullanma, yeme alışkanlıklarını ve iştahı etkileyebilir. İnsanlar, belirli bir yemek veya yiyecek ile birlikte olumlu bir deneyim yaşadıklarında, o yiyecekleri yeniden yeme isteği duyabilirler.
-
Örnek: Bir kişi, tatlıyı yemesiyle birlikte mutluluk ve rahatlama hissi yaşarsa, bu yiyecek koşullu uyaran haline gelir ve kişi zamanla tatlıyı daha fazla istemeye başlar.
8. Şartlı Bağımlılıklar ve Alışkanlıklar
-
Klasik koşullanma, kişilerin bağımlılık yapıcı maddelere olan ilgisini pekiştirebilir. Bir maddeyle (örneğin alkol, sigara) birlikte olumlu duygular yaşandığında, kişi bu maddeyi tekrar kullanma eğiliminde olabilir.
-
Örnek: Bir kişi alkolü içtiğinde rahatlama, eğlence veya sosyalleşme gibi olumlu duygular yaşarsa, alkol, kişi için bağımlılık yapıcı bir uyaran olabilir. Bu davranış, kişinin yaşamında alışkanlık haline gelir.
Sonuç:
Klasik koşullanma yoluyla oluşan davranışlar, çevremizdeki uyaranlarla bağlantılı olarak şekillenir. Bu süreç, bireylerin çeşitli duygusal, bilişsel ve davranışsal süreçlerini anlamada önemli bir yer tutar. Davranışçılık ve psikoterapi alanlarında, koşullanma ilkelerinin kullanılması, birçok sorunun tedavisinde etkili olabilmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder